35tutt Kardeşine Hizmet Etmesini İstediler… Derin’in Son Hamlesi Kaan’ı Herkesin Önünde Küçük Düşürdü

Derin yüzüğünü masaya bıraktığında, birkaç saniye önce bağırıp çağıran Kaan ilk kez gerçekten sustu. Üzerindeki yemek ağır ağır gömleğinden damlarken Feride öfkeyle ayağa kalktı. “Sen bu aileyi rezil ettin!” diye bağırdı. Derin yanağındaki kızarıklığa rağmen dimdik durdu. “Hayır. Ben sadece sizin sakladığınız gerçeği görünür hale getirdim.” Feride parmağını ona doğrulttu. “Daha iki gündür bu evdesin!” Derin gözlerini ondan ayırmadı. “İki gün, bana nasıl davranacağınızı anlamam için fazlasıyla yetti.” Kaan dişlerini sıktı. “Yüzüğü geri tak, Derin.” Derin başını salladı. “O yüzük, bana el kaldırdığın anda anlamını kaybetti.” Arda telefonunu yavaşça masaya bıraktı. “Abi… bu sefer gerçekten haksızsın.” Kaan öfkeyle döndü. “Sen sus!” Derin sertçe ekledi: “Hayır. Bu masada artık kimse korkudan susmayacak.”
Feride hâlâ kontrolü geri almaya çalışıyordu. “Bizim ailemizde gelin, kocasına ve ailesine saygı gösterir.” Derin acı bir gülümsemeyle karşılık verdi. “Saygı tek taraflı olmaz.” Sonra Kaan’a döndü. “Annen bana hizmetçi muamelesi yaparken sustun. Kardeşin beni servis yapmak zorunda biri sanarken sustun. Ama ben ‘hayır’ deyince elini kaldırdın.” Kaan savunmaya geçti. “Sinirle oldu. Bir kere tokat attım.” Derin’in bakışları buz kesti. “Bir kere, bir kadının sana artık güvenmemesi için yeter.” Arda utançla başını eğdi. “Derin, ben de özür dilerim. Kendi tabağımı doldurabilirdim.” Derin ona baktı. “Mesele pilav değildi Arda. Mesele, bana bunu yaptırmaya hakkınız olduğunu sanmanızdı.” Feride küçümseyerek, “Bu evin düzeni böyle,” dedi. Derin cevap verdi: “O zaman ben bu düzenin parçası olmayacağım.”
Kaan bir anda sesini yumuşattı. “Derin, bunu büyütme. Yukarı çıkalım, konuşalım.” Derin yerinden kıpırdamadı. “Benim sakinleşmeye ihtiyacım yok. Senin yaptığınla yüzleşmeye ihtiyacın var.” Kaan yaklaşmaya çalışınca Derin elini kaldırdı. “Olduğun yerde kal.” Kaan durdu. Feride şaşkınlıkla oğluna baktı. Derin devam etti: “Ben senin eşinim, mülkün değilim.” Kaan’ın sesi çatladı. “İki günlük evliliği çöpe mi atacaksın?” Derin masadaki yüzüğü gösterdi. “Ben atmadım. Sen elini kaldırdığın an attın.” Feride sertçe, “Bu kapıdan çıkarsan geri dönemezsin,” dedi. Derin çantasını aldı. “Bunu tehdit sanıyorsunuz. Oysa bana verdiğiniz ilk güzel haber bu.” Arda başını kaldırdı. “Derin…” Derin ona dönmeden söyledi: “Bir gün evlenirsen, karşındaki kadına annenin sana öğrettiğinden daha iyi davran.”
Derin o gece yalıdan ayrıldı. Kaan bahçeye kadar peşinden geldi. “Dur! Ben seni seviyorum!” diye seslendi. Derin arabanın yanında durdu ve ona döndü. “Sevgi tokat atmaz Kaan.” Kaan’ın gözleri doldu. “Özür dilerim.” Derin sakin kaldı. “Özrünü duydum.” Kaan umutla yaklaştı. “O zaman geri dön.” Derin başını salladı. “Özür, sonucu silmez.” Kaan çaresizce, “Ne yapmamı istiyorsun?” diye sordu. Derin cevap verdi: “Benden uzak dur. Annenin arkasına saklanmadan kendi davranışlarına bak. Ve bir daha hiçbir kadına el kaldırmamak için gerçekten değiş.” Kaan sessizleşti. Derin arabanın kapısını açmadan önce son kez ekledi: “Beni kaybetmenin sebebi annem, kardeşin ya da o yemek değildi. Sebebi sendin.”
Haftalar sonra Derin boşanma davasını açtı. Feride öfkeden deliye döndü. “O kadın ailemizin adını çamura sürüklüyor!” dedi. Kaan ilk kez annesinin karşısında geri adım atmadı. “Yeter anne.” Feride dondu. “Ne dedin?” Kaan sertçe cevap verdi: “Derin’e sen hizmetçi gibi davrandın. Ben de seni durdurmak yerine ona saldırdım.” Feride, “Ben seni bu ailenin erkeği gibi yetiştirdim!” dedi. Kaan başını salladı. “Bana hükmetmeyi güç sandırdın.” Arda da araya girdi. “Abi haklı. Biz yanlış yaptık.” Feride ikisine inanamaz gözlerle baktı. Kaan devam etti: “Derin geri dönmese bile ben değişmek zorundayım.” Feride öfkeyle, “Bir kadın için mi?” diye sordu. Kaan acı bir sesle cevap verdi: “Hayır. Bir daha o adama dönüşmemek için.”
Aylar sonra boşanma kesinleşti. Adliye çıkışında Kaan, Derin’i gördü ama bu kez önünü kesmedi. Sadece uzaktan, “Konuşabilir miyiz?” diye sordu. Derin durdu. Kaan mesafesini koruyarak, “Senden geri dönmeni istemeyeceğim,” dedi. Derin şaşırdı. “Neden?” Kaan derin bir nefes aldı. “Çünkü değişmenin ödülü sen olmamalısın. Ben bunu kendim için yapmalıyım.” Derin’in yüzü ilk kez yumuşadı. “Bunu anlaman iyi olmuş.” Kaan, “Beni affedebilir misin?” diye sordu. Derin birkaç saniye sustu. “Bir gün edebilirim. Ama affetmek, yeniden eş olmak demek değil.” Kaan başını eğdi. “Biliyorum.” Derin yürümeye başladı. Kaan arkasından sadece, “Umarım mutlu olursun,” dedi. Derin dönmeden cevap verdi: “Bu kez mutluluğumu kimsenin iznine bırakmayacağım.”
Bir yıl sonra Derin, kendi iç mimarlık ve tasarım stüdyosunun açılışında yüzlerce davetlinin karşısındaydı. Arda elinde çiçeklerle geldi. “Geç kaldım mı?” diye sordu. Derin gülümsedi. “Bu kez hayır.” Arda etrafına bakıp, “Kendi yerini kurmuşsun,” dedi. Derin başını salladı. “Kendi kurallarımı da.” Bir gazeteci ona yaklaşıp, “Hayatınızı değiştiren an neydi?” diye sordu. Derin bir an düşündü. “Bir tokat değil,” dedi. “O tokattan sonra korkuyla mı yaşayacağıma, kendimi mi seçeceğime karar verdiğim andı.” Arda sessizce, “O gün masaya bıraktığın yüzük hâlâ sende mi?” diye sordu. Derin çantasından küçük bir kutu çıkarıp ona gösterdi. İçinde eski yüzüğü vardı. “Neden saklıyorsun?” Derin gülümsedi. “Ne kaybettiğimi değil, neyi geri kazandığımı hatırlamak için.” Sonra kutuyu kapattı. “Kendimi.” Boğaz’dan gelen rüzgâr saçlarını savururken Derin’in yüzünde artık ne öfke ne korku vardı. Sadece huzur vardı.
Comments (0)
Loading comments...
May You Like


















