18tutt Yağmur Altındaki Cenazede Korkunç İddia: “İçeriden Vurdu!

Koray’ın yüzündeki öfke bir anda silindi. Yağmurun sesi dışında bahçede çıt çıkmıyordu. Arda iki adamın arasından kurtulup bir kez daha bağırdı: “Açın tabutu! Bir dakika daha beklerseniz onu gerçekten öldüreceksiniz!” Derya’nın elindeki şemsiye yere düştü. Koray birkaç saniye tabuta baktı, sonra sertçe, “Kapağı açın!” diye emretti. Aileden iki adam tereddüt ederek tabuta yaklaştı. Mandallar tek tek açıldı. Kapak kaldırıldığında Derya çığlık attı. Tabutun içinde yatan Şermin Hanım’ın yüzü solgundu fakat dudakları hafifçe titriyordu. Arda hemen eğilip kulağını ağzına yaklaştırdı. “Nefes alıyor! Çok zayıf ama nefes alıyor!” diye haykırdı. Koray donmuş halde, “Bu nasıl mümkün olabilir? Doktor öldüğünü söyledi…” dedi. Tam o anda Şermin’in parmaklarından biri hafifçe hareket etti.
Derya dizlerinin üzerine çöktü. “Allah’ım… Şermin abla!” diye ağlarken Koray telefonuna uzandı. Fakat Arda onu durdurdu. “Ambulansı çağırın ama önce kimse buradan ayrılmasın!” dedi. Koray gözlerini kısarak ona baktı. “Sen kimsin de bana emir veriyorsun?” Arda cebinden buruşturulmuş küçük bir ilaç kutusu çıkardı ve Koray’ın önüne fırlattı. “Bunu Şermin Hanım’ın odasında buldum. Dün gece ona verilen ilaç bu. Ölüm gibi görünen derin bir bilinç kaybına neden olabiliyor.” Derya’nın yüzü aniden değişti. Koray bunu fark etti. “Derya… neden yüzün bembeyaz oldu?” diye sordu. Derya geri çekildi. “Ben… ben hiçbir şey bilmiyorum.” Arda sertçe karşılık verdi: “Yalan! Bu kutunun aynısını senin çantanda gördüm.”
Koray yavaşça Derya’ya döndü. “Arda doğru mu söylüyor?” Derya’nın dudakları titredi. “Koray, bana inanmalısın. Ben onu öldürmeye çalışmadım!” dedi. Koray bir adım yaklaşarak, “O zaman ne yaptın?” diye kükredi. Derya ağlamaya başladı. “Şermin’in sadece birkaç saat uyuması gerekiyordu. Vasiyet toplantısına katılmasını istemiyordum. Çünkü o toplantıda her şeyi açıklayacaktı.” Arda öfkeyle, “Neyi açıklayacaktı?” diye sordu. Derya sustu. Koray’ın sabrı tükendi. “Konuş!” Derya sonunda gözlerini Arda’ya çevirdi. “Şermin, Arda’nın kim olduğunu herkese söyleyecekti.” Bahçedeki herkes şaşkınlıkla Arda’ya baktı. Arda fısıldadı: “Benim kim olduğumu mu?”
Ambulans görevlileri Şermin’i sedyeye taşırken kadın bir an gözlerini açtı. Güçlükle elini kaldırıp Arda’ya uzattı. “Oğlum…” diye fısıldadı. Arda’nın yüzündeki öfke bir anda parçalandı. “Ne dediniz?” Koray nefesini tuttu. Şermin tekrar, bu kez biraz daha net konuştu: “Arda… benim oğlum.” Koray geriye doğru bir adım attı. “Bu imkânsız. Şermin’in çocuğu yıllar önce öldü.” Şermin gözlerini Koray’a çevirdi. “Hayır. Öldü sandığın çocuk buydu. Ailen onu benden aldı. Servet bölünmesin diye başka bir aileye verdiler.” Arda’nın gözlerinden yaşlar boşaldı. “Bunca yıl neden bana söylemediniz?” Şermin titreyen sesiyle, “Seni bulduğum gün söyleyecektim. Ama önce kanıt toplamam gerekiyordu.” dedi.
Derya bir anda kaçmaya yöneldi, fakat Koray kolundan tuttu. “Nereye gidiyorsun?” Derya çırpınarak, “Bırak beni!” diye bağırdı. Koray’ın sesi buz gibiydi. “Şermin’i susturmak için ilacı sen mi verdin?” Derya gözlerini kapattı. “Evet! Ama öldürmek istemedim! Sadece vasiyet açıklanana kadar uyusun istedim.” Arda öfkeyle yaklaştı. “Sonra nabzı düşüp öldü sanılınca ne yaptın? Sessizce tabuta koyulmasına izin verdin!” Derya hıçkırarak, “Korktum!” dedi. Arda yumruklarını sıktı. “Korktuğun için canlı bir kadını gömdürecektin!” Koray güvenlik görevlilerine döndü: “Polis gelene kadar onu bırakmayın.” Derya yalvararak, “Koray, yıllardır seni seviyorum!” dedi. Koray hiç tereddüt etmeden cevap verdi: “Sevgi dediğin şey bir insanın mezarını hazırlamak değildir.”
Saatler sonra hastanede Şermin tamamen kendine geldi. Arda yatağın yanında otururken hâlâ onun elini bırakmıyordu. Şermin gözlerini açıp, “Bana hâlâ kızgın mısın?” diye sordu. Arda başını eğdi. “Sizi yeni buldum. Kızmaya bile zamanım olmadı.” Şermin acı bir tebessümle, “Senden yirmi bir yıl çaldılar.” dedi. Koray kapının yanında sessizce duruyordu. Sonunda Arda’ya yaklaşıp, “Ben de gerçeği bilmiyordum. Bilseydim…” diye başladı. Arda sözünü kesti: “Bilseydin ne yapardın?” Koray uzun süre sustu. Sonra başını eğdi. “Ailemin yaptığını düzeltirdim. Şimdi de düzelteceğim. Şermin’in bütün
Comments (0)
Loading comments...
May You Like

26tutt O Karın Gerçek Değil!” Dedi… Damat Gelinliğin Altına Bakınca Şoke Oldu!


















